ALKOL VE SIGARA

      Alkol ve sigaranýn korkunç yüzü

    Ýngiltere’de
yapýlan ve sonuçlarý The Lancet dergisinde yayýnlanan bir
araþtýrmada, saðlýða zararlý maddelerin tehlikesi, topluma
verdikleri gerçek zarara göre
yeniden derecelendirildi. Araþtýrmada
alkol ve tütün topluma en çok zararlý 10 madde arasýnda yeraldý.Araþtýrmayý yapan Bristol Üniversitesinden Profesör David
Nutt ve arkadaþlarý, herhangi bir uyuþtucunun topluma verdiði zararý
derecelendirmek için üç ölçüt belirledi ...Sýralamada alkol en zararlý 5. madde
belirlenirken, tütün 9. oldu...Araþtýrmacýlar, bu
sonuçlar üzerine alkol ve tütünün ilaçlarýn kötüye kullanýmý yasasý
dýþýnda tutulmasýnýn keyfi olduðunu savundular. Nutt ve
arkadaþlarý, bu sonuçlar üzerine “alkol ve tütünün “Ýlaçlarýn Kötüye
Kullanýmý yasasý dýþýnda tutulmasýnýn keyfi olduðunu” savundular.
Nutt, “bütün uyuþturucular tehlikelidir. Hatta insanlarýn bildiði ve
sevdiði ve hergün kullandýðý uyuþturucular bile” dedi ve insanlarýn
tehlikeler konusunda bilinçlendirilmesi için daha fazla eðitim
verilmesi gerektiðini söyledi.



23 Mart 2007


                                                    

   
Kanserin sebeplerinden biri de alkol

  
 Dünya kamuoyunda þarabýn saðlýk için yararlý
olduðu yönünde genel bir düþünce olduðunu hatýrlatan Dr. Boyle, "Bu yanlýþ, her
þarap bardaðý, kanser riskini yüzde 7 oranýnda artýrýyor. Alkollü her içecek
ayný oranda kanser riskine sebep oluyor." dedi.Dünya Saðlýk Örgütü bünyesinde
faaliyet gösteren Birleþmiþ Milletler Uluslararasý Kanser Araþtýrmalarý Ajansý (IARC),
sigara ve tütün ürünleri, fiziksel aktivite eksikliði ve obezite ile birlikte
alkolü de kanserin en büyük sebepleri arasýnda gösterdi.Kanserin küresel bir
sorun haline gelmeye baþladýðýný dile getiren Dr. Boyle, sigara ve tütün
ürünlerinin yaný sýra þarabýn da alkol içerdiðini ve kansere sebep olduðunu
ifade etti.
(Zaman :08 Nisan 2007)

   
AB, artan alkol tüketimine savaþ açtý


AB Saðlýk Komisyonu Avrupa Birliði ülkelerinde alkol tüketiminin korkunç
boyutlara ulaþtýðýna dikkat çeken bir rapor hazýrladý. Raporda alkolle mücadele
için alkol satýþý yaþýnýn 18'e çýkarýlmasý, sürücü ehliyeti alan gençlere alkol
yasaðý getirilmesi, reklamlarýn sýnýrlandýrýlmasý gibi tavsiyelerde
bulunuyor.Avrupa Birliði Saðlýk Komisyonu, Avrupa'daki artan alkol tüketimine
dikkat çekerek, çocuklarýn, gençlerin ve hamilelerin alkol tehlikesine karþý
korunmasý gerektiðini açýkladý. Komisyonun Saðlýk Komiseri Markos Kyprianou'nun
konuyla ilgili hazýrladýðý "strateji belgesi"nde alkol satýþý yaþýnýn 18'e
çýkarýlmasý, sürücü ehliyetini yeni alan gençlere alkol yasaðý getirilmesi,
otobüs ve kamyon sürücülerine "sýfýr tolerans" tanýnmasý, televizyon ve
sinemalarda alkol reklamlarýnýn sýnýrlandýrýlmasý gibi öneriler yer alýyor.




BOYLE YAZARLAR VARKEN
  

Hürriyet Gazetesi Yayýn Yönetmeni Ertuðrul Özkök, -
17 Aralýk’ta yazdýðý bir yazýda, kendisine hediye olarak gelen bir þarap
kataloðundan yola çýkarak, ülkemizdeki alkol tüketiminin aslýnda az olduðunu,
birtakým rakamlar vererek açýklamýþtý. ‘Türkiye, içki tüketiminde Avrupa
Birliði’nin en alt sýrasýnda yer alýyor. En alt sýra derken, arada birkaç puan
var da demiyorum. Onlarda yýlda 15 litre ise bizde bir litrenin biraz üstünde...
Alkolü arkadaþ yemeklerinde, keyifli aile hafta sonlarýnda tüketen insanlar.’
Ne
ki Yeþilay’ýn yaptýðý son araþtýrma elime geçti, durum Ertuðrul Bey’in yazdýðý
gibi deðildi. Ve durum üzülecek gibi filan da deðildi; resmen dehþete düþürecek
türdendi. Size hemen rakamlarý vereyim. Ülkemizdeki kiþi baþýna alkol tüketimi
Ertuðrul Özkök’ün buyurduðu gibi ‘1 litrenin biraz üzerinde’ filan deðildi. Bu
rakam olsa olsa 1930 yýlýnda böyleydi. Yeþilay’ýn araþtýrmasýna göre kiþi baþý
alkol tüketimi 1 litrenin ‘bayaðý’ üzerindeydi! Sýký durun ülkemizde kiþi baþý
alkol tüketimi yýllýk 20 litreyi bulmuþ durumda. Avrupa Birliði ülkelerinde bu
rakam kaç biliyor musunuz: 15 litre!Ülkemizde 7 milyonu baðýmlý olmak üzere 25
milyon alkol tüketicisi var. Ve alkol tüketimi yine Ertuðrul Bey’in buyurduklarý
gibi ‘keyifli aile hafta sonlarý’nda olmuyor. Alkole baþlama yaþý 11’e düþmüþ
durumda. Uyuþturucuya ise 12. Raporun þu dehþet kýsýmlarýný sizlerle paylaþmak
isterim: “Öðrencilerin yüzde 53’ünün esrarý denediði; yüzde 22’sinin ara sýra
kullandýðý, yüzde 8,5’inin sürekli kullandýðý, yüzde 10’unun eroini denediði,
yüzde 4’ünün ise sürekli kullandýðý belirlendi. Yine ayný araþtýrmada
öðrencilerin yüzde 8,8’inin kokaini denediði, yüzde 4’ünün sürekli kullandýðý,
yüzde 35’inin yapýþtýrýcý ve uçucu madde denediði ve yüzde 6’sýnýn sürekli bu
maddeleri kullandýðý saptandý.”



BUYUR BURADAN YAK :


Salihli'de yaþanan bir çok çirkin olay nedeniyle kaymakam Ýsmail Develi okul ve cami bahçesinde içki
içilmesini yasakladý. Bu durumdan rahatsýz olan CHP milletvekili Nuri Çilingir,
dava açarak yasaðý kaldýrdý.
( Yeni Þafak :
04.11.2006
)


Alkole de 'ölüm' yazýsý!


Ýngiltere'de, alkollü içeceklerin üzerine de sigara paketlerinde olduðu gibi
''saðlýk uyarýlarýnýn'' yer almasý zorunlu hale getirilecek.Hükümetin planý
çerçevesinde, alkollü içeceðin üzerinde alkol miktarýnýn yaný sýra hangi sürede
ve miktarda içilirse ne tür hastalýklara yol açabileceðine dair bilgiler de yer
alacak. 

                                              


Amerika'daki bütün parklarda ve göl kýyýlarýnda bu levha vardýr!TÜRKÝYE DE OLSA
HEMEN LAÝKLÝK ÖNPLANA ÇIKAR!



Kýrmýzý þarap ilaç deðil!

      Dünya Saðlýk Örgütü (DSÖ) Kalp Damar Hastalýklarýný Önleme Projesi
Türkiye Koordinatörü ve Eskiþehir Osmangazi Üniversitesi Týp Fakültesi
Kardiyoloji Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Görenek, kýrmýzý þarabýn
kesinlikle bir kalp ilacý olmadýðýný söyledi
.... Doç. Dr. Görenek, þöyle konuþtu:      "Son yýllarda koroner arter hastalarýna sanki bir ilaçmýþ gibi kýrmýzý
þarap tavsiye edildiðine sýklýkla tanýk oluyoruz. Kýrmýzý þarabýn koroner arter
hastalýklarýnda koruyucu etkisinin olabileceði yönünde bazý çalýþmalar mevcut.
Bu faydanýn içerdiði alkolden mi yoksa üzümden mi kaynaklandýðý, direk olarak
þaraba kýrmýzý rengi veren madde ya da antioksidanlar mý iliþkili olduðu tam
olarak ortaya konamamýþtýr. Kýrmýzý þarap kesinlikle bir kalp ilacý deðildir.
Bu
bakýmdan bugünkü kanýta dayalý týpta koroner kalp hastalarýna rutin olarak
önerilmesi doðru deðildir. Çünkü elimizde hastalara tavsiye edeceðimiz kadar
güçlü, kesin bilgiler yok. Hatta belli bir seviyenin üzerinde kalp hastalarýna
zararlý olabilmektedir."


     

                                                            "KIRMIZI ÞARAP KURTARICI DEÐÝLDÝR"

    ...Kalp hastalarýn bu konuda çok hassas olmalarý gerektiðini bildiren Doç.
Dr. Görenek, hastalarýn kýrmýzý þarabý bir ilaç veya kurtarýcý olarak
görmemeleri gerektiðini kaydetti.  Doç. Dr. Görenek, alkolün kalori deðerinin yüksekliðinden dolayý kilo
aldýrýcý etkilerinin, kalp damarlarýnýn týkanmasýný artýrabileceði, ani ölümlere
sebep olabileceðinin unutulmamasý gerektiðini ifade ederek, þöyle devam etti:"Bu bakýmdan, alkol tüketmeyen, ya da alkolü býrakabilecek bir kalp
hastasýnýn kýrmýzý þaraba baþlamamasý gereklidir. Çünkü bu þarabýn olumlu
etkileri henüz genel týp çevreleri tarafýndan kabul görmemiþtir. Hele hastalarýn
baðýmlý olmalarýna kesinlikle müsaade edilmemelidir..."

                   


                                                                
Þarap, insaný  eder  harap !

     Þarap, üzüm suyundan elde edilen
alkollü bir içecektir. Üzüm suyunda bulunan mayalar, fermentasyon
adý verilen bir iþlemle alkol ve karbondioksit gazý açýða çýkarýrlar
ve þarap oluþur. Þarapta yüzde 10-14 arasý alkol vardýr. Þarap
bilindiði üzere aklý, þuuru etkilemek sûretiyle sarhoþluk veren ve
saðlýða zararlarý olan bir içkidir.
                                  
                        FRANSIZLAR FAZLA ÞARAP TÜKETÝYOR
    Þarabýn saðlýða yararlý olduðu görüþünü savunanlarýn
dayanak noktasý Fransýz toplumundaki bir gözlemdir. Fransýzlar kalp
damar hastalýðý açýsýndan risk olarak kabul edilen yaðdan (doymuþ
yaðlar) zengin bir diyetleri olmalarýna raðmen, Ýngilizler'e oranla
daha az kalp damar hastalýðýna yakalanmakta ve daha az kalp krizi
geçirmektedirler. Fransýzlar'ýn daha fazla þarap tükettiðini savunan
bazý bilim adamlarý, aradaki Fransýz toplumu lehine farkýn, þarap
tüketimin Fransýz toplumunda daha fazla olmasýndan kaynaklandýðýný
savunmaktadýrlar.
Oysa Fransýzlar'ýn daha az kalp hastalýðýna
yakalanmalarýnýn sebebinin þarap olduðu görüþü, dünyanýn önde gelen
otoriteleri arasýnda kabul görmemektedir. Kalp hastalýklarý
konusunda tüm dünyadaki uzmanlarýn referans olarak kabul ettikleri
Amerikan KalpVakfý (American Heart Association)kesinlikle þarap
içmeyi tavsiye etmemektedir.




ÞARABIN KALP KRÝZÝ RÝSKÝNÝ AZALTTIÐINI GÖSTEREN ÝLMÝ BÝR DELÝL YOK


     Amerikan Kalp Vakfý beslenme komitesi üyesi olan Columbia
Üniversitesi'nden Prof. Ira Goldberg, þarap içmenin kalp krizini
azalttýðýný gösteren hiçbir kabul edilebilir bilimsel veri
olmadýðýný, bunun yerine kalp krizi riskini azaltmak için bilimsel
olarak ispatlanmýþ kolesterol ve tansiyonu düþürmek için kilo
verilmesi ve yeterli spor yapýlmasý gibi tedbirlerin alýnmasýný
önermektedir. Goldberg "þarap veya herhangi baþka bir içki içmenin
klasik metodlarýn yerine geçemeyeceðini" bildirmektedir.
Goldberg
Fransýzlar'da kalp damar hastalýðýnýn daha az görülmesinin þarap
içmekten deðil taze meyve, sebze ve daha az oranda süt ürünleriyle
beslenmeye baðlý olabileceðini ifade etmektedir.
Ayrýca kalp
damar hastalýklarýnýn oluþumunda genetik özelliklerin rol oynadýðý
bilimsel olarak ispatlanmýþ bir gerçektir. Dolayýsýyla Fransýzlar'da
kalp damar hastalýðý ve kalp krizi riskinin Ýngilizler'e oranla daha
düþük olmasýnýn sebebi genetik olabilir. Zaten dünyada þarap yalnýz
Fransa'da içilmemektedir. Ýtalya'da þarap daha fazla içilmektedir.
Kaldý ki dünyanýn her tarafýnda þarap tüketilmektedir. Bu mantýkla
dünyanýn her yerinde ayný etkinin gözlenmesi gerekirdi. Oysa gerçek
farklýdýr.

                                       


                                                                              
 Yorumsuz!


                                                          ÞARAP, KALP DAMARINI KORUMUYOR
     Fransýzlar'da
Ýngiliz toplumuna oranla daha fazla þarap tüketildiði için kalp
damar hastalýðýna yakalandýðýný ortaya koyan hiçbir bilimsel çalýþma
yoktur. Bu varsayým bilimsel bir gerçek deðil olsa olsa þarapçýlarýn
bir temennisidir.
Þarapla ilgili haberlerde dikkat edilirse
özellikle kýrmýzý þarabýn içinde antioksidan maddeler olduðu ve bu
maddelerin iyi kolesterolde artmaya neden olduðu ve özellikle kalp
damarlarýný koruduðu ileri sürülmektedir. Ancak vitamin E gibi
antioksidanlarla yapýlan çalýþmalarda kalp damarlarýný koruyucu etki
gösterilememiþtir.
      Kaldý ki þarapta bulunan antioksidanlar
fazlasýyla fermente olmamýþ olan üzüm suyundan, üstelik þarabýn
getireceði hiçbir tehlike olmadan rahatlýkla alýnabilmektedir.
Amerikan Kalp Vakfý'nýn bu görüþleri Ýngiliz Kalp Vakfý tarafýndan
da desteklenmektedir.
Bristol Üniversitesi Kimyasal Patoloji
bölümü bilim adamlarý günlük alýnan üzüm suyunun (kötü kolesterol
LDL kolesterol okside edici etkisinin daha az) kalp hastalýklarýna
koruyucu etkisinin daha fazla bulunduðunu
göstermiþlerdir.
Amerikan Kalp Vakfý (AKV) bilim adamlarý iyi
kolesterolü yükseltmek için bunun yerine çok daha etkili olan
düzenli spor yapma veya "Niacin" adý verilen ilacý almayý böylece
þarabýn zararlarýndan korunmayý tavsiye etmektedir. 
                                  
                   

 ÞARAP PROPAGANDASINA DÝKKAT!


     Son zamanlarda basýnda "þarabýn insan
saðlýðýna yararlarý", "günde 1-2 kadeh þarap kalp krizi riskini
azaltýyor", "kýrmýzý þarap kalp krizi riskini azaltýyor" baþlýklý
haberlerle yoðun bir þarap propagandasý yapýlmaktadýr. Oysa þarap
her þeyden önce alkollü bir içecektir. Alkolün insan saðlýðýna olan
olumsuz etkileri yalnýzca modern týbbýn verileri ýþýðýnda deðil
binlerce yýldýr bilinen bir gerçektir.
      Ancak bu yoðun þarap
propagandasý taþýyan haberlere dikkat edildiðinde, þarabýn "güya"
insan saðlýðýna yararlý olduðu, özellikle kýrmýzý þarabýn kalp krizi
riskini azaltýcý etkisi varmýþ gibi iddialarýn bilimsel
araþtýrmalara dayandýðý ve sanki ispatlanmýþ bilimsel bir gerçekmiþ
gibi topluma lanse edildiði görülmektedir. Oysa konuyu biraz
derinlemesine araþtýrýnca bunun bir aldatmaca olduðu açýkça
görülmektedir.
                                                              

 ALKOLLÜ   ÝÇKÝLER

Alkol kelimesi, Arapça asýllý bir kelimedir. Arapça
da, kirpikleri boyamak için kullanýlan pudra þeklindeki toz manasýna
gelen “el-kühul (el-küûl)” kelimesi, hemen bütün batý lisanlarýna
geçmiþ, Türkçe ye de batý kaynaklý lisanlardan, Türkçe okunuþu þekli
olan alkol halinde gelmiþtir.Alkollü
içkilerde, kimyevî yönden bir çok çeþit alkol olmasýna raðmen, en
önemli olaný etil alkol dur. Bu madde kimyasal olarak etanol, yaygýn
olarak ta, hububat ispirtosu (grain alcohol) olarak adlandýrýlýr.Ýçkilerde
bulunan diðer alkol çeþidi metil alkol veya metanol dur. Bu alkolde,
halk arasýnda daha çok odun ispirtosu olarak bilinir. Metil alkol
antifrizlerde ve yakacaklarda olduðu gibi bazý mamullerde ticari
maksatla kullanýlmaktadýr. Metil alkol öldürücü bir zehirdir. Çok az
miktarlarý dahi körlüðe ve ölüme yol açar. Kaçak olarak yapýlan
içkilerde bazen metil alkol bulunur ve bu bir çok ölümlere yol
açmýþtýr.Bir
diðer alkol çeþidi de izopropil alkoldür. Bu alkol çeþidi de
kesinlikle zehirlidir. Fakat alkol deyince kast edilen mana daha çok
etil alkoldür.

 


Ýçki Nedir? Dinimizce Haram Edilmiþ Olan Alkollü Ýçki Tabirinden Ne
Anlamalýyýz?
 

Alkollü
içkiler, hangi içki tipinde olursa olsun, meyve ve tahýllarýn
fermantasyonu, mayalandýrýlmasý neticesinde elde edilir. Ýçkinin
tamamý alkol deðildir. Ýçerisinde su, þekerli maddeler ve benzeri
þeyler bulunur. Fakat hangi tipte olursa olsun, içkilerde vücuda
asýl zararlý olan, sarhoþluk yapan madde etil alkol dediðimiz
kimyevî maddedir. Etil alkol deðiþik içkilerde farklý nisbetlerde
bulunur. Meselâ etil alkol birada %5-7, þarapta %15-20 nisbetinde
iken; cin, likör ve rakýda %45-50, votka ile viskide ise %65-70
nisbetinde bulunur. 

 
Alkollü
içkilerin muhtevasýnda, mineraller, vitamin, proteinler ve yaðlar
gibi vücuda faydalý olan maddeler bulunmaz. Onun için, alkollü
içkilerin hiçbir besleyici deðeri yoktur.


Peygamber
(s.a.v.) efendimiz, bir hadis-i þeriflerinde, “Bir þeyin çok
miktarda alýnmasý insana sarhoþluk veriyorsa onun azýda haramdýr”
(Ebû Dâvûd, Sünen, c.II, s.294; Tirmizi, Eþribe 3) diye
buyurmuþlardýr. Bu hükme göre az miktarlarda da olsa, terkibinde
etil alkol bulunan her madde dinen haram demektir.


Alkol Bir Ýlaç Olarak Kullanýlabilir mi?
Bilhassa Kalb Hastalýklarýna Faydalý Ciheti Var mýdýr?


Alkolün ilaç olarak kullanýlmasý fikri
kesinlikle kabul edilmemektedir. Buna misal olarak Amerikan Týp
Birliði’nin (American Medical Association) bu konudaki kesin
ifadelerini verebiliriz. Yani týp yönünden Amerika’da yetkili bir
heyet þöyle diyor: “Alkollü içkilerin tedavi edici bir ilaç gibi ve
vücuda faydalý bir gýda gibi kullanýlmasýnýn hiç bir ilmî temeli,
esasý yoktur.”
(The Journal of American Medical
Association, 68: 1837, 1917)
Ayrýca
ayný teþkilât kalb krizinin tedavisinde alkolün faydalýlýðýný kabul
etmemektedir. Yapýlan çalýþmalar, koroner kalb hastalýðýnda bir
bardak viskinin, dil altýna konulan bir tek nitrogliserin tabletinin
1/150 (yüz ellide bir)’i kadar dahi tesiri, faydasý olmadýðýný
göstermiþtir.


Viskinin,
kalb hastalýðý geçirenlere iyi geldiði kanaati kesinlikle yanlýþtýr.
Bu fikirler içki imal eden firmalarýn reklâmlarýndan
kaynaklanmaktadýr. Söylenenin tam aksine, içki içtikten sonra
enfarktüs geçiren pek çok hasta vardýr. Alkol alan þahýsta cilt
damarlarýnýn geniþlemesi alkolün vücuttan atýlmasý için meydana
gelen bir reaksiyondur. Cilt damarlarýnýn bu geniþlemesine kalbin
kendisini besleyen damarlar refakat etmediði gibi, alkol alan
þahýsta dokularýn oksijenlenmesi tehlikeli þekilde azalýr ve bu da
enfarktüs riskini arttýrýr.
(

1-
The Journal of The American Medical Association, 143:355, 1950. 2-
Circulation, 1:700, 1950, 3-
American Heart, 3:5, 1953, 4-
The Lancet, 346:716, 1995. )


Bir
hadis-i þerifte þöyle buyurulmaktadýr: “Þu muhakkak ki içki deva
deðildir. Bilâkis marazdýr. Yani hastalýk vericidir.” (Ýbn-î Mâce,
Týp, 27; Müslim, Eþribe, 12) Ýþte belirttiðimiz, içkinin hangi
çeþidi olursa olsun ilaç gibi kullanýlamayacaðý tarzýndaki ifadeler,
bu hadis-i þerifin açýk bir teyidinden ibarettir.


Alkollü
içkilerin az miktarda kullanýlmasýnýn bilhassa kalbi besleyen
damarlarda vozadilatasyon yani damar geniþlemesi yaparak faydalý
olabileceði fikri mevcuttu. Bu kanaatin yanlýþlýðý yapýlan yeni
çalýþmalarla çok daha iyi bir þekilde anlaþýlmýþtýr. Alýþkanlýðý
olan veya daha önce hiç içki kullanmamýþ þahýslarda, tansiyonlarý
normal veya yüksek olsun, þahýslarýn hepsinde az miktarlarda bile
alkol kullanýlmasý tansiyonu arttýrmaktadýr.(10), (11)


15-80
yaþlarý arasýndaki 80.000 þahýsta yapýlan çalýþma, günde normal
büyüklükte bir bardak içki kullanan þahsýn tansiyonu (sistolik
basýnç) ortalama 1 mmHg artmaktadýr. Günde iki bardak veya daha
fazla miktarda içki kullananlarda, içki içmeyenlerle mukayese
edilince, tansiyon âdeta ikiye katlanarak artmaktadýr.(12), (13)
Alkollü içkiler, batý memleketlerinde erkeklerde görülen bütün
yüksek tansiyonlarýn takriben %10’nun sebebidir. Bazý memleketlerde
bu nisbet %33’e kadar çýkar.(14)


 

Alkol
Gýdalarýn Hazmýna veya Sindirilmesine Faydalý mýdýr?

 

Bunun
tersi doðrudur.
Yani deðil alkollü içkilerin hazma faydalý olmasý,
bilakis hazmý geciktirdiði gösterilmiþtir. Çünkü alkol sindirim
kanalý duvarlarýnda tahriþ edici sebebi ile fazlaca mukus ve
hidroklorik asit salgýlanmasýna vesile olur. Bu ise sindirime menfî
tarzda tesir eder. Alkolün hangi çeþidi olursa olsun, ne miktarda
olursa olsun, sindirimi tembih edici bir madde olarak kabul
edilemez. Bira ve þarapta bu prensibin haricinde deðildir.(15) (Bu
konu için 78. sahifeye de bak.)


Alkollü
Ýçkiler Vücudu Isýtýr mý, Yani Vücut Sýcaklýðýný Arttýrmak Ýçin
Soðuklarda Kullanýlabilir mi?


Alkol,
býrakalým vücut sýcaklýðýný yükseltmek, bilakis vücut sýcaklýðýný
düþürücü tesire sahiptir.
Þöyle ki, alkol kullanan þahsýn cilt
damarlarýný geniþletir. Bu ise vücuttan hararetin kaybýna vesile
olmaktadýr. Hatta sarhoþ þahsýn hisleri azaldýðý için, þiddetli
soðuklarda sokakta kaldýðýný bile fark etmeyebilir. Donma tehlikesi
dahi geçirebilir.(16) Rus Ýnterfax Ajansý’nýn haberine göre
1995-1996 kýþýnda sadece Moskova’da toplam 600 kiþi soðuktan
donmuþtur. Bunlarýn tamamý alkolik kiþilerdir.


Bilineceði
gibi, alkollü içkiyi kullanan þahýsta, kanýndaki alkol seviyesi,
belli miktarlarýn üstüne çýkacak olursa (400-700 mgr/mlt) direkt
zehir tesiri yapar. Þahsýn solunum felcinden ölümüne vesile olur.
Alkolden direkt zehirlenme ile meydana gelen ölümler, alkolden ileri
gelen bütün ölümlerin 1/3’ini teþkil eder.


Alkol
zehirlenmesi, A.B.D.’de karbon monoksitten sonra, ölümle neticelenen
zehirlenme sebeplerinin ikincisidir.
Alkol ve karbon monoksitin her
yýl sebep olduðu ölümler, diðer bütün zehirlenmelerin hepsinin
toplamýndan çok daha fazla miktardadýr. (Hofmann FG: A Handbook on
Drug and Alcohol Abuse. 2nd ed, Oxford University Press, 1983,
s.115)


Bir
Bardak Viski Yýlan Isýrmasýna Faydalý mýdýr? Yoksa Zararlý mýdýr?


Ýçkilerdeki
alkol hiçbir zaman yýlan zehirini nötralize etmez, yani tesirini
önlemez. Yýlan zehirlenmesine karþý yapýlabilecek en kötü þey, belki
de þahsa içki içirtmektir.Bir
kimseyi yýlan sokunca vücudun normal bir reaksiyonu vardýr ki,
vücutta bir gerginlik teþekkül eder. Bu damarlarýn büzülmesine yol
açar. Böyle bir durum vücut için o anda faydalýdýr. Genellikle yýlan
ýsýrmasýnda kan dolaþýmýna zehirin yayýlmasýna mani olmak için, elde
ve ayaklarda zehirlenen kýsmýn üstü kalýnca bir bantla baðlanýr.
Ýþte bu esnada þahsa viski içirmek veya herhangi bir içkiyi içirmek,
ciltteki kan damarlarýnýn geniþlemesine ve yýlan zehirinin vücuda
daha rahat yayýlmasýna imkân verir. Böyle bir durum meseleyi daha da
kötüleþtirir.Yýlan
zehiri genellikle kan basýncýnýn düþmesine sebep olur. Bira, þarap
veya herhangi bir içkide kan basýncýný düþürür. Yýlan zehirinin kan
basýncýný yani tansiyonu düþürmesi, içkinin kan basýncýný düþürmesi
ile birleþince hâdise ölümle neticelenebilir.


Ýçki
Ýçenlerde Kurþun Zehirlenmesi Görülür mü?


Bir
çok araþtýrmalar, bilhassa bira ve þarapta olmak üzere belli
miktarlarda kurþun bulunduðunu göstermiþtir.
(17) Ýçki kullanan
þahýslarýn kanlarý bu yönden incelendiði zaman, bu kimselerde içtiði
içkinin artmasýna baðlý olarak nisbeti artan miktarda, kanlarýnda
kurþun bulunduðu tesbit edilmiþtir.(18) Sigaranýn kandaki kurþun
miktarýný arttýrdýðý, þahýs hem içki, hem de sigara içiyorsa
kanlarýndaki kurþun miktarý, hiç içki ve sigara içmeyenlere göre %44
nisbetinde arttýðý görülmüþtür.(19)


Bunun
manâsý gayet açýktýr. Ýçki içen þahýslar hem alkolden zehirlenmekte,
hem de bir manada kurþun zehirlenmesine uðramaktadýrlar. Buna baðlý
olarak ta, baþta böbrek hastalýklarý ve yüksek tansiyon olmak üzere
çeþitli hastalýklara yakalanmaktadýrlar.


Alkollü
Ýçkiler Bir Gýda mýdýr?


Tek
bir cümle ile ifade etmek gerekirse, alkol ne maksatla alýnýrsa
alýnsýn bir gýda deðildir.
(20) Bunu birkaç maddede özetlemeye
çalýþalým;


1-Bir
maddenin gýda özelliði taþýmasý için vücudun geliþmesine, büyümesine
faydalý olmasý lâzýmdýr. Yýpranan ölen hücrelerin yenilenmesi için
kullanýlmalýdýrlar. Proteinler, yaðlar, karbonhidratlar ve ayrýca
mineraller, vitaminler ve su vücudun ihtiyacý olan maddelerdir.
Alkolün ise vücudun tamirinde, büyümede, geliþmede hiçbir faydalý
tesiri yoktur. Bir gýda olarak kabul edilmez.


2-
Gýdalar vücutta parçalandýðý zaman enerji verirler. Alkol de vücutta
yandýðý zaman belli miktarda enerji verir. Ancak gýdalar vücuda
enerji ve sýcaklýk verdiklerinde vücuda hiçbir zararlarý söz konusu
deðildir. Halbuki alkol vücuda girdiði andan itibaren, vücuda toksik
(zehirli) ve zararlý tesirleri söz konusudur. Vücuda giren her damla
alkol, vücutta zarara sebep olur. Vücuda alýnan alkol miktarý
arttýkça, zararý da o nisbette artacaktýr.


3-Gýda
maddeleri icabýnda kan olan, adaleye deðiþen, kemik olan kimyevî
birleþikler demektir. Vücudun büyümesi, geliþmesi için lüzumludur.
Adalelerin kasýlmasý, sinir hücrelerinin faaliyeti için ihtiyaç olan
enerjinin kaynaðýdýr. Hastalýklara karþý vücudu korumada yardýmcý
olur. Yüksek beyin merkezlerini tahrip etmez, uyuþturmaz.


Ýçkilerdeki
alkol gýdalarýn aksine adale kuvvetini azaltýr, sinir merkezlerini
uyuþturur. Hastalýklara karþý vücudun mukavemetini düþürür. Doku
yenilenmesine faydalý olmak bir yana, canlý dokularý bile öldürür.


4-
Gýdalar vücutta deðiþik þekillerde depolanýp ihtiyaç anýnda
kullanýlýrlar. Alkol gýdalarýn aksine vücutta depolanmaz. Vücuda
girer girmez, vücut bir an evvel âdeta alkolden kurtulmaya çalýþýr.


5-
Hematoloji yani kan ile alakalý hastalýklarýn emektar hocasý olan
sayýn Prof.Dr.Þýnasî Özsoylu, çok iddia edilen, þarabýn kan yapýp
yapmadýðýna dair þunlarý söylemektedir; “Ben yýllardýr kan ile
alakalý bahisleri okurum. Þarabýn kan yaptýðýna dair bir neþriyat
okumadým. Þahýsta demir eksikliði fazla deðilse, karaciðer, dalak
yemesi tavsiye edilir. Dana eti, ýzgara þeklinde az piþirilerek
yemesi tavsiye edilir. Kanýn kýrýmýzý kürelerinin yani alyuvarlarýn
eksikliðinde, bazý demirli preparatlar, folik asit, B12 vitamini ve
eritropoietin verilebilir. Kan yapýmý için þarap tavsiye edilmez.
Fransýzlarýn bordo þarabýný, Ýngilizlerin Ýskoç viskisini ve
Ruslarýn da Rus votkasýný tavsiye etmeleri manidar deðil midir?”


Netice
olarak þunu tekrarlayabiliriz ki, deðiþik çalýþmalar göstermektedir
ki alkol bir gýda deðildir.


Alkollü
Ýçkilerin Azý Faydalý mýdýr?


1-Alkolün
çok cüzî miktarlarý dahi (bir veya iki kadeh) vücudun reaksiyon
zamanýný, yani ýþýk ve ses ikazlarýna olan cevabýný %5-10 nisbetinde
düþürmektedir.
Daktiloda
yazý yazmaktan tutun da, herhangi bir cihazý kullanmaya kadar þahýs
ne miktar alkollü içki almýþ olursa olsun, içkiyi içtikten sonra
öncekine göre çok daha fazla sayýda hatalar yapmaya baþlar. Böyle
bir neticenin, otomobil kullanan, saatte 1000 km. süratle giden
uçaðý kullanan için ne kadar önemli olduðunu düþünelim.


2-
Az da olsa içki kullananlarda karaciðer sirozundan ölüm artmaktadýr. Yüksek tansiyona
yol açmakta, sarhoþ araba kullanmanýn yol açtýðý
kazalara,
yaralanma hadiselerine, ani ölümlere sebep olmaktadýr.
Göðüs ve kalýn baðýrsak kanserleri, az da olsa içki kullananlarda,
içmeyenlere göre daha sýk olarak görülmektedir.(21)


3-
15-20 yaþlarý arasýndaki gençlerde yapýlan bir araþtýrmaya göre, bu
yaþlardaki gençlerde, intiharlar, trafik kazalarýndan ölüm gibi,
þiddete baðlý ölümler, çok az miktar diye tarif edilen günde birkaç
bardak alkollü içki kullananlarda dahi normale göre %75 daha fazla
olarak bulunmuþtur
.Adölesan
dediðimiz, reþit olmanýn yani gençliðin baþlangýç yýllarý, içkiye
alýþma yönünden belki de en tehlikeli yaþlardýr. Bu yaþlarda alýnan
birkaç kadeh içki bile baðýmlýlýðýn teþekkülüne sebep olabilmekte,
bu da belirtilen menfi halleri netice verebilmektedir.(22)

4-
Amerikan Kanser Cemiyeti’nin 276.000 erkek üzerinde yapmýþ olduðu
çalýþmanýn neticelerine göre, günde sadece tek kadeh içki kullanan
þahýslarda ölüm nisbeti, içki kullanmayanlara göre açýk bir þekilde
artmýþtýr.
(23)


5-
Avrupa’da geniþ çaplý yapýlan bir istatiskî çalýþmanýn neticelerine
göre, belli nisbette içki kullanan þahýslarýn, haftada evet haftada
sadece bir kadeh fazladan içki kullanmalarý, bütün nüfusta
alkoliklerin sayýsýný %10 arttýrmýþtýr.(24) Netice olarak koroner
kalb hastalýðýný önleyeceðiz diye içki kullanmayý tavsiye etmek
ancak içki tüccarlarýnýn iþine yarar.


6-
Her kadeh içki beyinde 2000 kadar sinir hücresinin ölümüne yol
açmaktadýr.


7-
Ve unutulmamasý gereken önemli noktalardan biriside þudur ki,
alkolün azý daha fazlasýna alýþtýrmaktadýr.
Buna týpta tolerans adý
verilir. Yani vücudun sarhoþluk için daha fazlasýna meyletme
özelliðidir. Alkolik olan þahýslarýn da bir zamanlar bir iki
bardakla içkiye baþlamýþ olduklarýný unutmayalým.


Alkollü
Ýçkiler ve Kalb ve Damar Hastalýklarý Ýle Olan Alakasý

 

Þarap
içmek hatta bir kýsmýnýn iddia ettiði gibi, bilhassa kýrmýzý Fransýz
þarabýný içmek acaba koroner kalb hastalýklarý riskini azaltýyor mu?
Bunu son neþriyatlarýn ýþýðýnda anlamaya çalýþalým.


1.
En baþta, þarap dahil hangi içki çeþidi olursa olsun, tek kadeh bile
kullanýldýðýn da, þahýsta muhakemeyi, otomobil sürme maharetini
bozduðu, otomobil kazalarýna, yaralanmalara yol açabildiðini
hatýrlayalým. Tek kadeh içkinin dahi, hamilelikte kullanýlýrsa,
doðmamýþ bebeðe zarar verdiðini, tek kadeh içki dahi, kullanan her
kiþide, içkinin 2000-3000 kadar beyin hücrelerini tahrip edip,
hücrelerin ölümlerine yol açtýðýný unutmayalým. Gene kullanýlan
içkinin, yüksek tansiyona, inmelere (felç), kalbin anormal
çalýþmasýna yol açtýðýný bilelim. Ayrýca, ne miktar kullanýlýrsa
kullanýlsýn, içki kullanan þahýslarda, belli kanser çeþitlerinin
daha çok ortaya çýkmýþ olduðunu da hatýrlayalým.


Adölesan
dediðimiz ve henüz erginlik çaðýna basan gençlerde bir tek kadeh
içkinin dahi baðýmlýlýk (iptila) yapabildiðini göz önünde
tutalým.(25) Ýsterse tek kadeh içki kullansýn, devamlý içki kullanan
her bir insanda, zamanla alýþkanlýk riski söz konusu olduðunu
düþünelim. Ondan sonra þarabýn kalbe olan faidesinden söz edelim.

2.
Her þeye raðmen, þarabýn koroner kalb hastalýklarýnda faideliliði
söz konusu olsa bile, bir maddenin bin zararý var, sadece bir
faidesi varsa, biz o maddeyi faideli kabul etmeyiz, zararlýdýr diye
hüküm veririz.


3.
Þarabýn, bilhassa Fransýzlarýn ileri sürdükleri gibi, kýrmýzý
Fransýz þarabýnýn koroner kalb hastalýðýna faideliliði
münakaþalýdýr.(26) Þarapta mevcut ve antioksidan olarak ifade edilen
ve damar sertliðine mani olduðu kabul edilen malvidin-3-glukozid
adlý madde, kýrmýzý üzüm suyunda çok daha bol miktarda
bulunmaktadýr.
Bu konuda yapýlmýþ olan mukayesede, þarap yerine ayný
miktar, kýrmýzý üzüm suyu içen þahýslarýn kanýnda, antioksidan madde
olan malvidin-3-glukozid’in daha yüksek seviyelerde bulunduðu
anlaþýlmýþtýr.(27) Onun için, damarlara faidesi olacak diye, birçok
zararý olan þarabý insanlara tavsiye etmenin bir manâsý yoktur.


4.
Günde 1-2 kadeh þarap içmenin, þahýsta koroner kalb hastalýklarýna
mani olucu te’siri varmýdýr? Bunu bugün açýk olarak söyleyebilmek
mümkün deðildir. Þayet þarabýn böyle bir faidesi varsa, içerisinde
çok daha bol miktarda anti oksidan madde ihtiva eden üzüm suyunun,
daha faideli biyolojik te’siri vardýr.(28), (29) Þarabýn faideli
olduðunu söyleyebilmek için, yaþ, ýrk, cins, sigara içip içmeme,
genellikle kullanýlan gýda çeþidi vs. gibi daha birçok faktörün
nazara alýnýp, çok daha geniþ çapta istatistikî çalýþmalarýn
yapýlmasý lazýmdýr. Çok geniþ çalýþmalar yapýlmadan, klinik
tecrübelere konulmadan, þarabýn kalb ve damar hastalýklarýna mani
olucu tesiri olduðunu söylemek zordur.


5.
Ýspanya’da 20.000 kadar yetiþkin insanda yapýlan araþtýrma da,
devamlý olarak günde 1-2 kadeh veya 3-4 kadeh þarap veya bira içen
insanlarýn sýhhatlerini, hastalýklara yakalanma nisbetlerini
incelemiþlerdir.(30) Bu insanlarýn, içki içmeyen ayný yaþlardaki
insanlara göre, daha sýk olarak hastalýklara yakalandýklarý
anlaþýlmýþtýr. Bilhassa þarabý tercih edenlerin saðlýklarý,
içmeyenlere göre çok daha bozuk olarak bulunmuþtur.(
31)



Bira
Nedir? Ne Deðildir?


1-Bira
çimlendirilmiþ arpanýn özel muameleden geçirilmesi, mayalanmasý
sonucu elde edilir. Muhtevasýnda %5-7 nisbetinde etil alkol bulunur.
Kesinlikle alkollü içki sýnýfýna dahil edilir. Bir þiþe bira bile
kazalara sebep olabilecek derecede sarhoþluk yapabilmektedir. Kendi
zamanýnýn en tanýnmýþ kimyacýsý olan Dr. Harvey Wiley (Encyclopedia
Britannýca’dan) “%3 nisbetinde dahi etil alkol ihtiva eden bira,
sýklýkla onu kullanan bir þahsý sarhoþ edecek kadar alkol miktarýna
sahiptir.” (Hearing Ways and Means Committee, 72 Congress, s. 21)

2-
Alkolsüz bira diye piyasaya sürülen bira, içerisinde %5-7 nisbetinde
etil alkol bulunan biranýn, etil alkol oranýnýn vakumla
azaltýlmasýdýr. Ýçerisinde kesinlikle %1-1,5 nisbetinde etil alkol
bulunur. (Gýda Bilimi ve Teknolojisi. AÜ Ziraat Fak Teksir No: 113,
s.173, Ankara, 1983)


3-
Merhum Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay: “Almanya’daki
alkoliklerin hemen hepsi bira içerek týmarhanelere, ya da
hapishanelere girmiþlerdir. Bu memleketin bira bayramlarýnda bira
içerek, sarhoþ olanlar açýkça görülebilir.” (Bira ve Alkolizm
Raporu. Türkiye Yeþilay Cemiyeti, Ýstanbul, 1983, s. 11)


4-
Bira bir gýda deðildir. Bira ve þarap A, Bý, D, C vitaminlerini
ihtiva etmez. Bunlar ise beslenme için lüzumludur. Mukayese edilirse
süt tam bir gýdadýr. Birada bulunan çok düþük gýda deðeri olan
karbonhidrat (dekstrin), ufak miktarda protein ve çok düþük miktarda
iki tip B vitamini bulunur. Ancak, çoðu bildiðimiz alelâde
yiyeceklerde dahi bu maddeler ve vitaminler çok daha fazla
miktarlarda bulunur. Bu bakýmdan gerek bira olsun, gerekse bütün
diðer alkollü içkiler olsun besleyici deðerleri yoktur. (Lennan RM:
Propaganda Facts. Sane Press, Oklahama City, 1982, s. 46)


5-
Bira Taþ Düþürür mü? Nedense bu yanlýþ kanaat içimize girmiþtir.
Biranýn diüretik yani idrarý arttýrýcý bir tesiri olduðu herkesin
malumudur. Ancak ayný netice menba suyu, ýhlamur içenlerde de olur.
Bu konuda kendileri ile görüþtüðümüz üç ayrý üroloji yani bevliye
profesörü, biranýn taþ düþürmek bir yana, içerisinde etil alkol
bulunduðu için ödem yani idrar yolunun civarýnda sývý birikmesine
yol açtýðý için, taþ düþürme deðil bilakis taþýn düþmesini
zorlaþtýrýcý, geciktirici tesiri olduðunu belirtmiþlerdir.


Taþ
kýrma gibi modern tekniðin geliþtiði asrýmýzda, artýk bu gibi yanlýþ
bilgilere itibar etmemek gerekiyor.

6-
Bira alkollü içki olduðundan, diðer bütün alkollü içkilerin sebep
olduðu hastalýklara sebep olabilecektir. Misaller verelim;


Cerrahpaþa
Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý Bilim Dalý Karaciðer Seksiyonu Öðretim
Üyelerinden Prof.Dr.Muzaffer Gürakar: “Biranýn zararsýz olduðunu
düþünmek yanlýþtýr. Ýçinde alkol olan her türlü içki, belli
miktarlarda siroz yapmaktadýr.” demektedir. (Bira ve Alkolizm
Raporu, s. 12)


7-
Norveç Frederikstad hastanesi psikiyatri doktoru, Dr. Otto Haug
kendi geliþtirdiði metodu ile, alkolün beyin dokusunda yaptýðý
tahribatý açýkça göstermiþtir. Hayret verici netice þu idi ki, bira
içenlerde beyin hasar&yacu