Bunlari Biliyormuydunuz ?

Allah c.c. tarafından tüm insanlara bahşedilmiş yaşama hakkı, işkence yapılmaması gibi temel hakların yanında iç hukuk düzenlemeleri ile sağlanan haklar da vardır. Bunların bir kısmı hak sahiplerinni bilgi eksikliği nedeniyle uygulayıcılar tarafın gözardı edilirler. İşte bunlardan bazıları:


Siz hakkınızı aramaz ve kullanmazsanız bu hakkı size kimse vermeyecektir.
Hak'ka tecavüz de, hak'kı aramamak ta zulümdür.
Ne zalim ne de mazlum olunuz...

4077 Sayılı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanuna göre:

TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİ VE TÜKETİ MAHKEMELERİ'NDEN ÜCRETSİZ YARARLANMA HAKKI

Kanun 23. maddesine göre Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Yani ücretsizdir. Bu nedenle tüketicilerde TSHK'ne ve Tüketici Mahkemeleri'ne tüketici sıfatı ile açacakları davalarından hiçbir ücret alınmaz.


HAKEM HEYETİ KARARLARI BAĞLAYICIDIR

Kanun 22. maddesine her yıl yeniden belirleme rakamlarına göre "bu sınır içinde kalan uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir". Tüketici Mahkemesi'nin olmadığı yerlerde görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi Tüketici Mahkemesi sıfatı ile davaya bakar.


Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne göre:

BİLET İADE ETME HAKKI

Madde 48- g) Yetki belgesi sahipleri, otobüs hareket saatinin 24 saat öncesine kadar yapılacak müracaatlarda, taşıma veya bilet ücretinin tamamını iade etmek, otobüs hareket saatinden 12 saat öncesine kadar yapılacak müracaatlarda ise altı ay geçerli açık bilet düzenlemek zorundadırlar.

ÇOCUKLAR ve ÖZÜRLÜLERE YÜZDE 50 İNDİRİM HAKKI

h) 6 yaşın altında olan çocuklar yolcu bileti düzenlenmeksizin kucakta seyahat edebilirler. Bunlar için ayrı koltuk talep edilmesi halinde, bilet ücreti %50 indirimli düzenlenir. 6 yaş ve üzeri tüm yolcuların ayrı koltukta seyahat etmesi zorunlu olup, 6-12 yaş arası çocuklar ile yaş şartı aranmaksızın özürlüler için bilet ücreti % 50 indirimli düzenlenir.


30 KĞ'A KADAR ÜCRETSİZ BAGAJ HAKKI

Madde 50- a) Yurtiçi ve uluslararası taşımalarda, yolcunun 30 kilograma kadar olan bagajı ücretsiz taşınır. Bagajlar yolcuların biletlerinde gösterilen koltuk numaralarına göre etiketlenir.

GSM Telefon Aboneliğine İlişkin Usul ve Esalar Hakkında Yönetmeliğe göre:

CEP TELEFONUNUZU NASIL KAPATABİLİRSİNİZ?

GSM Telefon Aboneliğine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği' 3. 4. ve 5. maddesine göre Aboneler, abonelik sözleşmesini feshetmek istedikleri takdirde, bu taleplerini ilgili GSM işletmecisinin Tam Yetkili bayilerine yazılı olarak veya müşteri hizmetlerini arayarak ya da internet aracılığıyla bildirirler. GSM işletmecisi hizmeti derhal durdurur. Yapılan hat kapama işlemlerini müteakiben aboneler 10 gün içerisinde Tam Yetkili Bayi'e yazılı bildirimde bulunurlar. Usule uygun olarak yapılmış bildirimler, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren en geç 7 gün içerisinde sonuçlandırılır ve yine aynı süre içerisinde abonelik sözleşmesinin feshedildiği işletmeci tarafından aboneye yazılı olarak bildirilir. Söz konusu bildirimden sonra işletmeci geri kalan alacaklar için abonelere son bir fatura daha gönderebilir.

Özel Hastaneler Yönetliği'ne göre:

FAKİR VE MUHTAÇ HASTALARIN TEDAVİ HAKKI

Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 56. maddesine göre; Özel hastanelerde, en az bir yatak olmak kaydıyla, yatakların yüzde 3'ü fakir ve muhtaç hastaların tedavisi için ayrılır ve bu sayı ruhsatlarında gösterilir. Ücretsiz tedavi için ayrılan bu yataklarda, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Başkanlığınca öngörülen kriterlere uygun fakir ve muhtaç kişilerden, hastanenin bulunduğu yerdeki en büyük mülki amir veya müdürlük tarafından sevkedilen hastalar ile acil olarak müracaat eden ve başka bir kuruma nakli tıbben mümkün olmayan fakir ve muhtaç hastaların tedavileri ücretsiz olarak yapılır.

Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Yönetmeliği göre:

FAKİR VE MUHTAÇ ÖĞRENCİLER İÇİN ÖZEL EĞİTİM HAKKI

Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Yönetmeliği'nin 5. 6. 8. 9. 10. Madde 5-Özel Öğretim Kurumları, her öğretim yılında veya devresinde bünyelerindeki her sınıf, grup ve dönemlerde öğrenim gören ve Bakanlıkça belirlenen öğrenci kapasitelerinin yüzde 2'sinden aşağı düşmemek üzere ücretsiz öğrenci okuturlar. Bakanlık ücretsiz okuyacak öğrenci miktarını yüzde ona kadar artırabilir. Özel Öğretim kurumlarının ücretsiz okutacakları öğrenci miktarı, kurumların türü, eğitim programları ve benzeri hususlar gözönünde bulundurularak öğrenci sayısına göre her yıl Bakanlıkça tespit edilir. Ücretsiz öğrenim görecek öğrencilerin seçiminde imtihanla alınan öğrencilere öncelik tanınır. Ücretsiz okuma hakkından, bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşımış olmak kaydıyla, haklarında ücretsiz okumak için karar verilenler yararlanırlar. Kurumlarda ücretsiz okumak için müracaat edecek öğrencilerde aşağıdaki şartlar aranır. Ücretiz özel için okuyan kardeşlerden yalnız birisi için müracaat edilebilir. Öğrenci ailesinin aylık toplam gelirinin 5 bin x memur maaş katsayısından fazla olmaması. Öğrencinin ara sınıfta ise bir önceki sınıfını doğrudan geçmiş olması. Öğrencinin ahlak notunu kıracak şekilde disiplin cezası almamış olması, Öğrencilerden herhangi bir yerde ücretle çalışanlar ile bunların eşlerinin aylık gelirleri toplamının, kurumun ilan etmiş olduğu ücretten fazla olmaması,

gerekir. Her yıl, ücretsiz okutulacak öğrencilerin müracaat zamanı ve usulleri okullarda müracaatların başlamasından en az iki hafta önce; okullar dışındaki diğer kurumlarda ise her sınıf, grup ve dönemin başladığı ilk beş gün içinde öğrenciler vasıtasıyla velilere yazılı olarak imza karşılığında bildirilir. Müracaatlar Milli Eğitim Müdürlükleri ile Özel Eğitim (Okul, Dershane, Yurt vb) Müdürlüklerine yazılı yazılması gerekmektedir.

 

5018 Sayılı Kamu mali Yönetimi Kanuna göre:

KAMU ZARARINI KİM KARŞILAR?

5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunun 71. Maddesine göre Kamu zararı, mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır. Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) Kamu kaynakları ile yükümlülüklerinin yönetilmesinde, değerlendirilmesinde, korunmasında veya kullanılmasında gerekli önlemlerin alınmaması veya özenin gösterilmemesi suretiyle öz kaynağın azalmasına sebebiyet verilmesi,
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, asas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.

T.C. Anayasası'na göre:

DİLEKÇE VERMEK ENGELLENEBİLİR Mİ?

Dilekçe Hakkı, temel insan haklarından biridir. Dilekçe hakkı ve bu hakkın kullanılabilmesi uluslararası sözleşmeler ve anayasa ile güvence altına alınmıştır. BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi 19. Maddesi; "Herkesin düşün ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır; bu özgürlük düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her araçta arama, elde etme ve yayma hakkını içerir"


T.C. Anayasası'nın 74. Maddesi "Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir"

Türkiye'de dilekçe hakkı anayasal güvencenin dışında 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunu'yla da güvence altına alınmıştır.

DİLEKÇE ALMAMANIN CEZASI NEDİR?

Dilekçenin alınmaması anayasa suçu olmasının yanında 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 121. maddesindeki "Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukukî bir neden olmaksızın kabul edilmemesi hâlinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur" hükmünün açıkça ihlal edilmiştir.


T.C. Anayasası'na göre:

MEMUR AMİRNİN HER EMRİNE UYMAK ZORUNDA MI?

T.C. Anayasası'nın 137. maddesi "Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz"


T.C. Anayasası'na göre:

DAVA AÇMA ve ADİL YARGILANMA HAKKI

BM Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi 11. Maddesi; "Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez"

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. Maddesi; "1- Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili anlaşmazlıkların çözümlenmesi, gerek kendisine yöneltilen herhangi bir suçlamanın karara bağlanması konusunda, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde adil ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir"


İslâm'da İnsan Hak ve Hürriyetleri Beyânnâmesi Madde 5 Fıkra; "İslâm'da asıl olan, ferdin suçsuzluğudur (Beratı zimmet asıldır). Bu hal, kişinin herhangi bir suçtan dolayı sanık durumuna düştüğünde de devam eder ve sanık adil bir mahkeme önünde yargılanıp suçu sabit görülünceye kadar sürer. Seri bir nass yani bir kanun metni bulunmadan kimse suçlanamaz. (Zira suçta ve cezada kanunilik esastır). Dinin zaruriyet denilen hükümlerini bilmemek, Müslüman için mazeret teşkil edemez. Ancak bilmemezlik hali sabit görüldüğünde, kanunu bilmemek, sadece had cezalarını düşüren bir şüphe olarak kabul edilir. Tam kazâ yetkisine sahip bir mahkeme önünde, reddedilemez delillerle suçu işlediği sabit olmadıkça, hiç kimsenin suçlu olduğuna hükmedilemez ve herhangi bir cürümden dolayı cezalandırılamaz. Hiçbir halde, cezanın, İslâm Hukuku'nun suç için çizdiği sınırı tecavüz etmesi caiz değildir. Had cezalarını bertaraf etmek için, suçun işlendiği şart ve halleri göz önünde bulundurmak, İslâm Hukuku'nun temel esaslarındandır. İnsan, başkasının suçundan dolayı yargılanamaz. Her insan, kendi fiilinden müstakil olarak sorumludur; yani cezai sorumluluk şahsidir. Hiçbir halde, bir şahsa ait sorumluluğun, onun aile ve yakınlarına yahut çevresi ve arkadaşlarına yüklemesi caiz olamaz"


T.C. Anayasası'nın 36. Maddesi "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. İlgili kişi ve kurum dilekçemi almamakla kanunun "Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" denilmektedir. Herkes her konuda dava açabilir. Bu hakkı engellenemez. Hakkında dava açılan kimseler suçları delilleriyle sabit görülüp cezalandırılana kadar masumdurlar.

506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa göre:

SSK'LI ANNENİN SAĞLIK HAKLARI

506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunun 43. maddesine göre; "Sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının analığı (hamilelik dahil) halinde, aşağıda yazılı yardımlar sağlanır:
A) Gebelik muayenesinin yaptırılması ve gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
B) Doğumda gerekli sağlık yardımlarının sağlanması,
C) Emzirme yardım parası verilmesi,
D) Sigortalı kadının doğumdan önce ve sonra işinden kaldığı günler için ödenek verilmesi,
E) Analık hali sebebiyle gerekirse yurt içinde başka bir yere gönderilmesi.
Kurumdan kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almakta olan kadın veya erkeğin sigortalı olmayan eşi, analık halinde yukarıdaki (A), (B), (C) ve (E) bentlerinde sayılan yardımlardan yararlanırlar." Bunların yanında "Eczaneler SSK'nın ilaç sistemine 'hamilelik' ya da 'analık' koduyla girdiğinde hastalıkla ilgili ilaçlardan katılım payı alınmaz. Bu uygulamadan faydalanılabilmesi için reçetede 'hamilelik' veya 'gebelik' ibaresinin bulunması şart." Hastaların ya da hasta sahiplerinin hamile ya da ana olma durumlarını doktoru uyararak reçeteye yazdırmalıdır. İlaç alırken ise eczacıya uyarı yapılarak katkı payanın alınmaması için uygun işlem yapılması sağlanmalıdır.

Bakanlar Kurulu Kararına göre

FAKİRLERE ÜCRETSİZ KÖMÜR HAKKI

Resmi Gazete'nin 2.7.2006 tarih ve 26450 sayılı nüshasında yayınlanan 2007/11622 Sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre Fakir Ailelere Kömür Yardımı Yapılmasına İlişkin Kararına göre İl ve ilçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları'nca belirlenerek Valiliklere bildirilecek fakir ailelere, müracaatları üzerine asgari 500 kg bedelsiz kömür verilmektedir. Dağıtılacak kömürün niteliği mahalli çevre kurulu kararlarına uygun olacaktır. Söz konusu kömürlerin bedeli Hazine Müsteşarlığı tarafından ilgili kuruluşlara ödenmektedir.

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site