İslâm Açısından Doğum Kontrolü

İslâm Açısından Doğum Kontrolü

İslâmiyet bundan tam 1400 yıl önce cahil arap toplumuna geldiğinde onlarda bir takım sapık adetlere rastlamış ve akaid esaslarının açıklanmasından hemen sonra bu adetleri ortadan kaldırmak için mücadeleye girişmiştir.

Bunlardan birisi de arapların kız çocuklarını öldürme adetleri idi. Araplar kız çocuklarının büyüyüp de fahişe olarak, yahut düşmanlarının eline düşerek namuslarını kirletmelerinden korktukları için doğar doğmaz toprağa gömerek öldürüyorlardı. Toplumda umumen kız çocukları horlanıyor, kız doğum yapan kadınlar tahkir ediliyordu.

Kur'ân-ı Kerîm bu meseleyi şöyle anlatmaktadır:

"Onlardan birine, kız doğum haberi (bir kızın doğdu!) müjdelendiği zaman, öfkelenerek yüzü kararıyor.

Verilen müjdenin bıraktığı kötü tesirle utanıp kavminden gizleniyor; acaba o çocuğu zillet ve horluğa katlanarak saklayacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak ki ne kötü hüküm veriyorlar."

O zamanki müşriklerin gerekçesi kız çocuklarının büyüdüklerinde aile namusuna leke getirmeleri endişeleriydi. Bu korkuyla Allah'ın beğenerek ana rahmine düşürdüğü ve dünyaya getirdiği bir yavrucağı katlediyorlardı.

Şimdiki basiretsiz ve ruhsuz anaların endişesi ise çocuğunu doyuramamak, eğitememek veya daha da adice, vücudunu zedelememek, çocuk meşkalesiyle zamanını, gençliğini harcamamak...

Halbuki onlar, Allahu Teâlâ'nın dünyaya gelen her canlının geçimini üstlendiğini ve insanları açlık korkusundan azad ettiğini biliyorlar.

Çocuk doğarken duydukları endişeleri, binlerce milyonlarca liralarını faydasız fantazi eşyalar, zâid ihtiyaçlar için harcarken düşünmüyorlar.

Şu halde çocuğunu katleden bir ana ve onun katledilmesine razı olan bir baba için İslâm nazarında hiçbir mazeret makbul değildir. Onların yaptıklarının normal bir insanı haksız yere öldürmekten aşağı kalır bir yanı yoktur. Bilhassa bu çok daha eşeddir. Hiçbir şeyden haberi olmayan, hiç bir günahı olmayan masum bir çocuğu öldürmekle, belki de hatalı olması mümkün olan bir büyüğü öldürmek bir mi?

"Diri olarak gömülen kızın, hangi günahla öldürüldüğü sorulduğu zaman, herkesin hesap defterlerinin açıldığı zaman...", işte o zaman bu büyük cinayetin hesabı fazlasıyla sorulacaktır.

Beyler, müslümansanız, müslümanca düşünün!.. Yaptığınız işleri bir de ilâhî ölçüye göre kontrol edin. Yarın hesap günü geldiğinde, saçma mazeretlerinizin hiç bir fayda vermeyeceğini unutmayın.

Müslüman olduğunuzu hatırlayınız. Müslüman olmanızın müslümanca yaşamanızı gerektiğini unutmayın!

Ve Allah Resulü Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)'ın şu çağrısına kulak veriniz:

"Evleniniz ve çoğalınız: Zira ben kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla övünürüm."

Yok eğer siz inançsız kafirlerseniz mantığınızın ve vicdanınızın sesine kulak veriniz. Hiçbir mantıklı sebebe dayanmayan bu sorumsuz uygulamaya son verdiriniz. Bu yanlış ilaçlarınızla tamamen perişanlaşan insanlığa bir kez olsun acıyınız. Unutmayınız ki bu hastanın daha fazla deney tahtası olmaya tahammülü kalmamıştır. Onun düşüşü ve ölüşü sizin de felaketiniz olacaktır.

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site