Kahin, Arkada$

ünlü Kahin...

İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu. En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi. Telefon açtı kâhine. "imkansız, tam çıkmak üzereydim." "lütfen" dedi kadın kendisini kıramayacağını düşünerek. Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi. Tabi ki kahin böyle iyi bir müşterisini kıramamıştı. Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kahin, kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı "çok üzgünüm" dedi, durakladı, belli ki söylemek istemiyordu. "ne?" dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi : 'suda yarını göremiyorum..." yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti, vasiyetini yazdı, biraz tv izledi uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece ölürken hiç bir şey hissetmezdi. Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve derin bir uykuya daldı. Uyandığında güneş yeni doğmuştu, kuş sesleri geliyordu. "cennette miyim?" diye düşündü. Her şey gece bıraktığı gibiydi. Kalktı, sabahlığını giydi, salona indi, her şey normal gözüküyordu kahin bu kez yanılmış mıydı acaba? Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti. Manşette şöyle yazıyordu : "ünlü kahin öldü".

Hayatlarını kendi kararları ile yaşamak yerine başkalarının kararları ile yaşamayı seçenlere..........

"ARKADAŞ" Kelimesinin Doğuşu...

Savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından
gelebilecek bir saldırıyı önlemek için, sırtlarını önceden bu amaçla
hazırlanmış bir TAŞ'a dayarlardı. Bu taş "ARKA-TAŞ" veya Azerbaycan'daki
telaffuzuyla "ARKA-DAŞ" olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramının zaman içinde,
insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden
koruyacağı fikri ile özleştirilmesi sonucu "arkadaş" kelimesi "dost" anlamında
Türkçedeki yerini buldu.
Sırtınız "arka taş"sız kalmasın

 

Créer un site gratuit avec e-monsite - Signaler un contenu illicite sur ce site